Tanzimat fermanının ortaya çıkışı
TANZIMAT FERMANI (22 Kasim 1838)
II. Mahmud'un ölümünden sonra devletin basinda genc Padisah Mustafa Resit Pasa'nin etkisi ve dürtüsü ile kisisel haklara agirlik veren, kisinin can, mal, irz ve konut güvenligini saglama, askerlik hizmetini düzenleme amacina yönelen, Gülhane Parki'nda okundugu icin de Gülhane Hatti Hümayunu ya da Gülhane Hatti Serifi, bazilarinca da Tanzimat Fermani olarak adlandirilan hukuksal belge uygulamaya konulmustur. Artik hic kimse yasa disi cezalara ugramayacak, kisinin esitligi saglanacak, can, mal, irz, konut güvenligi saglanacak; Müslüman olsun, Hiristiyan olsun herkes ayni yasalara bagli olacaktir. Bu yeni düzenlemenin yaninda batidan bazi laik yasalar da aktarilarak devletin hukuk düzeninde yenilestirmelere gidilmek istenmistir.
Tanzimat'in gayesi sadece din ve devleti degil, mülk ve milleti ihya seklinde aciklanirken devletin esas prensibinin halkin devlet icin degil, devletin halk icin var oldugunu kabul ettirmekti. Fakat bu dönemde imparatorluk sinirlari icindeki Türk olmayan Hiristiyan topluluklar ulusculuk akiminin, devlet olma bilincinin icindedirler.Osmanli Devletinden ayrilmak icin savasmaktadirlar. Onlarin bu davranis karsisinda dinsel etki ve dürtülerle müslüman Türkler de Hiristiyanlar'la ayni haklari paylasmak istememektedir.Dinsel kurallar yine agir basmaktadir. Bunun yaninda bicimsel Bati hayranligi Tanzimatcilarin batili devletlere yeni ayricaliklar tanimasina yol acmis, devlet maliyesini cikmazdan kurtarma amaciyla yeni ve daha büyük borclanmalara gidilmistir.
Artik gücünü Tanri'dan alan kisi egemenligine karsi yeni düsünceler olusmaktadir.Padisahin varligi kabul edilmekte, fakat bunun halk adina denetlenmesi gerektigi üzerinde durulmaktadir.Bu yeni düsünceler Genc Osmanlilarin tüm isteklerini yerine getirecegine söz veren II. Abdülhamit getirilmistir.
Dünyada can, irz ve namustan daha kutsal bir kavram yoktur. Bunlari tehlikede gören kisi, ne durumda olursa olsun, yaradilisi geregi bunlari korumak icin mutlaka harekete gecer. Öte yandan, can ve namusu güven altinda olan insanin dogruluktan ayrilmayacagi, yalniz isi gücüyle ugrasacagi, böylece devletinr ve ülkesine yararli olacagi da bir gercektir. Mal güvenligi olmayan kisi de devletine, ulusuna isinamaz; ülkenin kalkinmasina katkida bulunmaz ve sürekli bir tedirginlik icinde yasar. Vergilerin toplanmasi da önemli konulardan biridir. Her devlet topraklarini korumak icin asker bulundurmak, bu amacla da gerekli harcamalari yurttaslardan toplanan vergilerle karsilanir. Vergilerin de hakca ve iyi saptanmasi gereklidir. Bundan böyle herkesin mülk varligi ve parasal gücü göz önünde tutulup bu orana uygun bir bicimde saptanacak, hic kimseden gücünün üstünde vergi alinmayacak; devletin kara ve deniz kuvvetleri icin gerekli askeri harcamalari, öteki tüm masraflari sadece yasalarla belirlenen sinirlar icinde yapilacaktir.
Hic kuskusuz, askerlik konusu da devletin önemli sorunlarindan biridir. Yurdu savunmak icin asker vermek halkin borcudur. Ancak, simdiye kadar bölgelerin nüfus yogunlu dikkate alinmadan buralarin kiminden az, kiminden cok asker istendiginden, bu durum dogal olarak tarim ve ticaretin aksamasina yol acti. Simdiden sonra her bölgeden yasalara uygun bir oranda ve yeterince asker alinacak, askerlik süresi de 4-5 yil olarak sinirlandirilacaktir.
Hakca düzenli yasalar yapilmadan güclenme, huzur ve kalkinma olanaksizdir. Bundan böyle saniklarin durusmalari halka acik olarak yapilacak; sucluluga hüküm verilmeden kimse hakkinda gizli ya da acik idam, zehirleme ya da sürgün cezasi uygulanmayacak; hic kimse bir baskasinin irz ve namusuna el uzatamayacak; bir suclunun mirascilari onun adina cezalandirilamayacak; suclunun malina devlet tarafindan elkonularak mirascilar haklarindan yoksun birakilmayacaklardir. Müslim ve gayri müslim tüm yurttaslarimiza bu haklardan ayricaliksiz ve esit olarak yararlanmalari icin tam güvence verildigi duyurulur.
Öte yandan, her konuda oybirligiyle karar vermek gerektiginden, Meclisi ahkâmi adliye üyelerinin sayisi yeterince artirilacak; vekiller heyeti, devlet ricali belirli günlerde burada toplanacak; herkes düsüncelerini hic cekinmeden acikca söyleyecek; can ve mal güvenligiyle vergi konusuna iliskin kararlar böyle alinacaktir.Her yasa karara baglandiginda, Hatti hümayun'umuzla onaylanmak üzere tarafimiza sunulacaktir.
Tüm yasalar seriata uygun olarak ve ancak din, devlet, yurt ve ulusu kalkindirmak amaciyla cikarilacaktir. Böylece ulema ve vüzerdan kim olursa olsun, yürürlüge giren yasalara uymayanlar, hatir gönüle ve rütbeye bakilmaksizin cezalandirilacaklardir.
Bu iradei sahanemiz Istanbul halkina ve tüm imparatorluk camiasina ilan edilerek duyrulacagi gibi, dost devletlerin Istanbul'daki elcilerine de resmen bildirilecektir.
Ferman, icerdigi hükümleri onaylayip genisletmek üzere daha sonra ek olarak hazirlanan ve sadrazam Âli Pasa tarafindan okunan Islahat fermaniyla bütünlestirilerek tamamlandi.
